
NGBB HABERLER
Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nin gelenekselleşen etkinliklerinden olan "Doğa Şenliği", bu yıl 14. kez çocukları, gençleri, doğaseverleri biraraya getirmeye hazırlanıyor. İlk kez 2011 yılında, TÜBİTAK’ın desteğiyle hayata geçirilen şenlik; 2013 yılından itibaren, ANG Vakfı’nın desteğiyle geleneksel hale geldi. Doğa Şenliği, gördüğü yoğun ilgi ve olumlu geri bildirimler sayesinde, yıllar içinde büyüyerek sürdürülebilir bir etkinlikler buluşmasına dönüştü.

BİTKİLERİN KENDİNİ GELECEĞE TAŞIMA SÜRECİ
Çiçekten Tohuma
İlkbaharı çiçekli geçiren bitkiler için, mayıs-haziran ayları önemli geçiş dönemidir. Bitkiler, ilkbahar boyunca süren çiçeklenme hâlini yavaş yavaş tamamlarken, enerjilerini tohum oluşturmaya yöneltir. Bu dönemde, dışarıdan bakıldığında solmaya başlamış çiçekleriyle adeta bir sona işaret eder gibi görünen bitkiler, aslında yeni bir başlangıç sürecine hazırlanmaktadır. Bu süreçte tohum, bitkinin kendini geleceğe taşıma biçimi olarak şekillenmeye başlar.

SOĞANLI TÜRLERİN DOĞADAKİ YERİ
İlkbahar Soğanlıları Sahnede
Kış, doğanın en sessiz ama en öğretici mevsimidir. Bitkiler yüzeyde dinlenmeye çekilirken, yaşam toprak altında tüm karmaşıklığıyla devam eder. Bu dönem, hem gözlem becerilerini geliştirmek hem de doğanın döngüselliğini anlamak için benzersiz fırsatlar sunar. Soğuk hava, donmuş yüzeyler ve çıplak ağaçlar, ilk bakışta durağan bir tablo çizse de; dikkatli bir gözlemci için doğa, hâlâ hareket halindedir. Köklerin derinlerdeki faaliyetleri, hayvanların kışa uyum sağlayan davranışları, mantar ya da likenlerin sessizce sürdürdüğü yaşam döngüsü, bu mevsimi adeta gizli bir ekolojik sahneye dönüştürür.

Doğal Mürekkep
Doğa, her mevsim farklı yüzünü gösteren, keşfedilmeyi bekleyen kütüphane gibidir. Günümüzde, her renk ve çeşit boya, marketlerden kolayca alınabiliyor. Oysa geçmişte bu renklerin malzemesi, doğadan temin edilirdi. Şu soru akla gelebilir: Günümüzdeki hazır boyalar yokken, insanlar nasıl resim yapıyordu?

BAHÇIVAN ORHAN UYAR İLE MEVSİM SÖYLEŞİSİ
İlkbahar; En Yoğun Mevsim
Takvimler ilkbaharı gösterdiğinde, şehir insanları genellikle uzayan günlerin rahatlığını ve açmakta olan çiçeklerin güzelliğini duyumsar. Oysa bir bahçıvan için ilkbahar, yılın en yoğun, en kritik, en dikkat isteyen dönemidir. Bu mevsimde toprak uyanır, zararlılar hareketlenir, bitkiler tomurcuklanır. Hava sıcaklığı, bir gün 20o C olur, ertesi sabah ise don riski kapıyı çalabilir. Doğanın ritmi giderek hızlanırken, bahçıvanın sorumlulukları da hızla artar. Çünkü bu mevsimde yapılan her doğru müdahale, bitkiler için yaz aylarında sağlıklı gelişim ve sonbaharda verimlilik demektir.

Ekosistemde Küçük Yeşil Alanların Büyük Katkısı
Giderek betonlaşan dünyamızda, her geçen gün azalan doğa-insan ilişkisi; şehirlerde apartman bahçeleri, site peyzajları, okul bahçeleri, parklar ve küçük kamusal yeşil alanlarda, işlevlerine uygun olarak yeniden biçimlenmektedir. Şehir ekolojisini oluşturan bu küçük yeşil alanların, ekosisteme katkısı önemlidir.

Kendi Sebzemizi Yetiştirelim
Evde ihtiyaç duyulan bazı sebzelerin yetiştirilmesi, sanılandan daha kolay olabilir. Bunun için, birkaç temel alet ve malzemeye sahip olmak ve biraz çaba harcamayı göze almak yeterlidir. Bahar mevsimi, bu uygulamaya başlamak için en uygun zamandır. Böylece, kendi ortamınızda kendi sebzenizi yetiştirebilir ve mutfağınız için daha doğal, daha taze, daha bol ürün elde edebilirsiniz. Üstelik bu etkinlik, fiziksel ve zihinsel sağlığınız açısından da yararlı olacaktır.

İÇİMİZDEKİ İLKBAHAR VE ÇOCUKLUK HÂLİ
Doğayla Bağ Kurmak
Doğayla yakından temas kurmak, her yaş grubunda hem beden hem ruh için destekleyicidir. Park, bahçe, orman gibi alanlarda vakit geçirmek; çimde, kumda çıplak ayakla yürümek, oturup uzanmak; ellerimizin kirlenmesine aldırmadan toprağa dokunmak, toprakla haşır neşir olmak sağlıklı yaşamın işaretleridir. Doğa doğrudan öğretmez; ritmi, sabrı, beklemeyi, yeniden başlamayı hatırlatır.

DOĞA VE İNSAN ARASINDAKİ BAĞIN KADİM SEMBOLÜ
Hıdırellez
"Hıdırellez", ölümsüzlük sırrına ermiş iki kutsal ismin; karada darda kalanlara yardım eden "Kutsal Hızır" ile denizde darda kalanlara yardım eden "Kutsal İlyas"ın, gönüllerde birleşmiş hâlidir. İnanışa göre "Hızır" ile "İlyas", her yıl 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece, yeryüzünde bir gül ağacının altında buluşur. Bu buluşma, bolluk-bereket-uğur-kısmet ifadeleriyle nitelenen "Hızır Günleri"nin başladığını; kış mevsiminin bittiğini, yaz mevsiminin geldiğini müjdeler.

DUVARLARIN YEŞİL ÖRTÜSÜ
Duvarsarmaşığı (Hedera helix)
Duvarsarmaşığı (Hedera helix L.), sarmaşıkgiller (Araliaceae) familyasından, sarmaşık (Hedera sp.) cinsine ait; çok yıllık, odunsu yapıda, herdem yeşil, güçlü sarılıcı-tırmanıcı bitkidir.

Hünnap (Ziziphus jujuba)
Hünnap (Ziziphus jujuba Mill.), cehrigiller (Rhamnaceae) ailesinden; 2-15 metreye kadar boylanabilen, yapraklarını döken, dikenli ağaç türüdür. Vatanı Çin olan bitki, "çin hurması", "çin hünnabı", "kırmızı hurma" adlarıyla da bilinir. Kökeninin Asya'nın güneybatı bölgesi olduğu kabul edilir ve genellikle "hint hünnabı" denilen "Ziziphus mauritiana Lam." ile karıştırılır.

Baharla Gelen Sanat
Kış mevsimi sona ererken uyanan doğa, insanın iç dünyasına yönelik sessiz bir yolculuk gibidir. Baharın gelmesiyle birlikte doğa yeniden derin nefes alırken, aynı zamanda renklerin coşkuyla buluştuğu bir şölen sunar. Bu şölende toprağın, havanın, ışığın rengi hissedilir; iç yorgunluklar hafifler, düşünceler tazelenir. Rengârenk tomurcuklarla binbir renkli çiçeklerin eşsiz tonları, gün içinde değişen sert-yumuşak gölgelerin ışık oyunları, baharla gelen havanın tazeliği, bu mevsimde doğanın sunduğu ayrıcalıklardır.
