Bozkırda Kış Florası
Bozkır, genellikle kurakçıl nitelikte, yazın kuruyan, kışın dinlenen alanların oluşturduğu, tekdüze görünüm sergileyen açık arazidir. Alanların hâkim bitki örtüsü, ortama yastık teşkil eden çok yıllık çalımsı türler ile genelde bir yıllık veya çok yıllık buğdaygiller (Poaceae) ailesine ait türlerden oluşur.
Türkiye'deki bozkırlar, genellikle öncesinde ormanların bulunduğu ve buradaki bitki örtüsünün insan faaliyetleri etkisiyle tahrip olduğu alanlardır. Anadolu bozkırları, eskiden karaçam (Pinus nigra J.F.Arnold) türü ve meşe (Quercus sp.) türlerinin oluşturduğu ormanlarla kaplıyken; alanların ormansızlaştırılması sonucu, genelde geniş ve yumuşak yapraklı otsu bitkilerle kaplanmıştır.
Bozkırlar, bulunduğu yüksekliğe bağlı olarak farklı adlarla anılır. Yükseltinin 800–1200 m olduğu, düz veya az eğimli arazilerde yer alan bozkırlar “ova bozkırı”; 1200 m'nin üzerinde bulunan fazla eğimli yerlerdeki bozkırlar ise “dağ bozkırı” olarak adlandırılır.
Bozkırlardaki bitki örtüsü de yükseltiye ve konum özelliklerine bağlı olarak değişim gösterir. Bozkır vejetasyonu, genelde barındırdığı bitki çeşitlerine göre; “otsu bozkır”, “buğdaysı bozkır”, “dikensi bozkır” ve “tuzlu bozkır” olmak üzere dört küme halinde sınıflandırılır.
Anadolu bozkırlarında, ekolojik özelliklere bağlı olarak buğdaygiller (Poaceae) ailesinden şu türler görülür:
- Bozkır bromu (Bromus tomentellus Boiss.)
- Meşe yumağı (Festuca valesiaca Schleich. ex Gaudin)
- Gagaotu (Rostraria cristata [L.] Tzvelev)
- Dirgen kılaç (Stipa holosericea Trin.)
- Gevşek sorguçotu (Stipa lessingiana Trin. & Rupr.)
Yaygın görülen yastıksı çok yıllık bitkiler ise şunlardır:
- Keçi geveni (Astragalus angustifolius Lam.)
- Anadolu kitresi (Astragalus microcephalus Willd.)
- Kuşkaçıran (Onobrychis cornuta [L.] Desv.)
Bir yerin bitki örtüsünü oluşturan flora, o yerde binlerce yıl boyunca etkili olan iklim ve toprak koşullarına bağlı olarak gelişmiştir. Bilimsel veriler, Anadolu’da floranın ve vejetasyonun gelişimi ile bitkilerin yaşamını sınırlayan en önemli dış faktörün su olduğunu göstermektedir. Kuraklık genel anlamda; toprakta bitki için gerekli suyun yetersizliği, dengesiz dağılışı ve toprak üzerindeki bitki örtüsü gibi faktörlere bağlıdır. Bu fiziksel ve kimyasal stres faktörleri, florayı sınırlandırmakta; bitkiler ise bu aşırı koşullara tutunabilmek için çeşitli çözümler üretmektedir.
Bozkır Türlerinin Koşullara Uyumu
Anadolu florasında türlerin hayatta kalabilme becerileri, büyük ölçüde bitkinin yaşamını sınırlayan yaz kuraklığına bağlıdır. Bitkiler yaz aylarında, topraktaki suyu gerektiği anda ve son derece ekonomik kullanabilmelidir. Su ihtiyacını sürdürebilmek için; toprak üstü organlarında ve köklerinde gerekli anatomik ve morfolojik değişiklikleri oluşturarak nesillerini devam ettirmeye çalışırlar.
Bozkırdaki yaşam koşullarına uyum sağlamış bitki türlerinin morfolojisi ve anatomisi incelendiğinde bazı ortak özellikler göze çarpar. Bitkiler genellikle yoğun ve sık taçlıdır. Stomalar fazla sayıda, batık, sık ve keçe tüylüdür. Yapraklar küçülmüş, sararmış ya da gri renklidir. Yaprakların üst yüzeyi kalınlaşmış ve parlak görünümdedir. Bazı türlerde yapraklar dikene dönüşmüştür.
Bozkır bitkilerinin, hayatta kalabilmek için geliştirdiği bazı uyum özellikleri vardır. Bitki, yoğun ve ağ şeklinde damar örgüsüne sahiptir. Bitkiye eğilme, bükülme veya çarpmaya karşı mekanik destek sağlayan; çeperleri kalınlaşmış hücreler topluluğu olan kollenkima dokusu ile çoğunlukla protoplazmasını kaybetmiş ölü hücreler grubu olan sklerankima dokusu, geniş ve kuvvetlidir. Çok yıllık türlerin kök yapısı, kök şekli ve uzunluğu da suyla ilişkisine bağlı olarak farklı gelişim gösterir.
Bozkır geofitlerinin bir kısmı, ilkbaharın ilk günlerinde, bir kısmı ise yaz ayları sonunda gelişir ve bir müddet sonra toprak altına çekilir. Böylece, hiçbir zaman su sıkıntısı çekmezler. İlkbaharda gelişen bitkilerin çoğu, tek yıllıktır. Bu bitkiler, ilkbahar başında (henüz yaz kuraklığı başlamadan) hayat devresini tamamlar ve yaz kuraklığını, toprakta tohum hâlinde geçirir.
Yaz döneminde gelişen türlerin çoğu, yaşamını yazın tamamlar ve sonrasında toprak üstü kısımları ölür.
- Kardikeni (Acantholimon ulicinum [Willd. ex Schultes] Boiss.)
- Kardaşkınası (Achillea wilhelmsii K.Koch)
- Tarla papatyası (Anthemis arvensis L.)
- Deniz yavşanı (Artemisia santonicum Siev. ex Besser)
- Çorak çöveni (Gypsophila oblanceolata Barkoudah)
- Çatal nakıl (Silene dichotoma Ehrh.)
- Kısamahmut (Teucrium chamaedrys L.)
Yaz kuraklığından etkilenmeyen; dikenli çördük (Echinophora tournefortii Jaub. & Spach) ve aguldikeni (Alhagi pseudalhagi [M.Bieb.] Desv. ex Wangerin) türleri, köklerinin çok derinlere gidebilmesi sayesinde daima su bulabilir. Bu türler, geç çiçek açar, yaz ayları boyunca canlıdır ve çok geç tohum yapar.
Bazı bozkır bitkilerinin tohumları, belirli bir zaman için, sıfır derece veya daha düşük sıcaklıktaki ortamlarda dinlenmeye ihtiyaç duyar. Bu ve benzeri özellikler, bitkilerin hayatta kalabilmek için geliştirdiği farklı yeteneklerine ilişkin örneklerdir.
Fatma Gülenç
NGBB Üretim Görevlisi
Fotoğraflar: NGBB Arşivi