Bitkilerin büyük çoğunluğu, yaşam döngülerini sürdürebilmek için sıcaklık, ışık, nem gibi temel çevresel koşullara ihtiyaç duyar. Ancak, doğada öyle özel türler var ki bu koşullar eksildiğinde bile varlığını sürdürmekten vazgeçmez; kış mevsiminin sert yüzüne meydan okuyarak hayatta kalmayı başarabilir.

Kış mevsimi, doğanın sessiz ama zorlu koşullarının yaşandığı dönemdir. Bu dönemde bazı ağaçlar yapraklarını döker, yer yer toprak donarak sertleşebilir, birçok bitki yaşam enerjisini korumak için derin uykuya dalar. Sert koşulların hüküm sürdüğü bu ortamda, kimi zaman keskin soğuklara direnerek gelişebilen, kimi zaman da kar örtüsünü delip yüzünü gösteren bitkiler gibi bazı şaşırtıcı örnekler de görülür.

Kış koşullarında, yaşanan dondurucu soğuklara, buz tutmuş toprağın inatçı direncine ve giderek azalan gün ışığına rağmen yeşerip gelişimini sürdüren; hatta çiçeklenerek çevreye renk katan bitkiler, adeta doğanın dayanıklılığının ve yeniden doğuş gücünün simgesi gibidir. Onlar canlıların, yaşamın en zor koşullarında bile varlığını sürdürebilmesinin mümkün olduğunu gösteren sürpriz örneklerdir. Bu koşullara uygun bitkilerden üç örneği daha yakından tanıyalım.

Funda
(Erica sp.)

Funda, fundagiller (Ericaceae) ailesinde yer alan ve kapsadığı tür sayısı çok olan, kalabalık bir cinstir.

Funda türleri, genellikle kısa boylu çalılar olarak karşımıza çıkar. Bazı türlerin boyu yaklaşık 20–30 cm olur; özellikle koşulların uygun olduğu habitatlarda yetişen bazı türler birkaç metreye kadar boylanabilir.

Bu bitkiler, çoğunlukla geçirgenliği iyi olan, asidik veya kireçsiz toprakları sever. Aynı zamanda humusça fakir, kumlu-kayalık ortamlarda da yetişebilir.

Çiçekleri, beyazdan pembeye, mora kadar değişen renklerde ve çeşitli tonlardadır. Örneğin Erica carnea L. türünün çiçekleri, beyaz, pembe ve kırmızı renklerin farklı tonlarında açar.

Bazı funda türleri kışa doğru çiçeklenir veya erken ilkbaharda çiçek açmaya başlar. Çiçeklenmenin zamanlaması, bu türleri peyzaj açısından değerli kılar.

Kışın sert soğuklarında bile çiçek açabilme özelliğine sahip olan Erica carnea L. gibi türler, bahçelerde kış ya da erken ilkbahar dönemlerinde ortamı renklendirmek amacıyla kullanılır.

Cins kapsamında Erica × darleyensis Bean gibi hibrit formlar da geliştirilmiştir. Bu ve benzer çalı formları, peyzaj çalışmalarında özellikle yer örtücü olarak tercih edilir.

Funda cinsinin Türkiye’de doğal olarak yetişen altı türü bulunur:

Erica arborea L.
Erica bocquetii [Peşmen] P.F.Stevens (Çığlıkarapüreni)
Erica manipuliflora Salisb. (Püren)
Erica sicula Guss. (Yılgunçalısı)
Erica sicula subsp. libanotica [Barbey] P.F.Stevens
Erica spiculifolia Salisb. (Çırpıntı)

Bunlardan çığlıkarapüreni (Erica bocquetii) endemik bir türdür. Çalı formunda olan püren türü yaklaşık 1–2 m boylanabilir.

Habitat açısından funda ve püren türleri kıyı bölgelerinde yaygındır. Çığlıkarapüreni ve yılgunçalısı daha sınırlı yayılım gösterir. Püren, Akdeniz kıyısındaki ormanlık ve makilik bölgelerdeki açık kayalık alanlarda yetişir.

Çöpleme
(Helleborus sp.)

Çöpleme cinsi, düğünçiçeğigiller (Ranunculaceae) familyasına aittir. Genelde çok yıllık, otsu türler ya da bazen yavaş gelişen yarı-odunsu gövdeli bitkilerdir.

Yaprakları, çoğunlukla bileşik, dilimli ya da bölmeli yapıdadır. Bazı türlerin kalın dokulu, koyu yeşil renkli ve kışın da yeşil kalan yaprakları vardır.

Çöpleme cinsine ait türlerin ve doğal ya da kültüre alınmış çeşitlerinin çiçeklerinde, çok çeşitli renk formları görülür. Çiçekler beyaz, krem, pembe, mor, bordo renklerde ve yeşilimsi, siyahımsı tonlarda açar.

Farklı türlerin çaprazlanmasıyla elde edilen hibrit (melez) türlerde çiçekler, hem boyutları hem de renklerinin farklılıklarıyla, çok yönlü çeşitlilik gösterir. Özellikle Helleborus × hybridus adı verilen hibrit grup, ticari üretimde süs bitkisi olarak yaygın kullanılır.

Cinse bağlı bitkiler, gölge ya da yarı gölge ortamları sever. Soğuğa dayanıklı olan birçok tür, düşük sıcaklıklarda bile hayatta kalabilir. Orman açıklıkları, ağaç altları ve çalılık alanlar, yaygın yaşam alanlarıdır. Toprak seçiminde, humusça zengin, uygun geçirgenliğe sahip, nemli toprakları tercih eder.

Çöpleme cinsinin Türkiye’de doğal olarak yetişen iki türü vardır.

Çöpleme (Helleborus orientalis Lam.) türü, Kuzey Anadolu’da geniş yayılma alanına sahiptir. Genellikle orman açıklıklarında ve orman altlarında görülür.

Patlakçiçeği (Helleborus vesicarius Aucher ex Boiss.) türü, endemik özelliktedir. Güney Anadolu’da; Amanos Dağları, Kahramanmaraş ve Gaziantep çevresinde yetişir.

Çuhaçiçeği
(Primula sp.)

Çuhaçiçeği cinsi, çuhaçiçeğigiller (Primulaceae) ailesine mensup; genelde çok yıllık, bazı türlerde tek yıllık ve yarı-odunsu formların da görülebildiği otsu bitkilerdir. Özellikle bazı türler, kışın zor koşullarında yaşama şansı bulamayabilir.

Bu cinsin türleri, genellikle nemli, gölgeli ya da yarı gölge habitatları tercih eder. Bazı türlerin yayılış alanları sınırlı olup, yüksek rakımlı dağlık kesimlerde veya nemli, serin orman içlerinde bulunur.

Çuhaçiçeği bitkilerinin çiçekleri, değişik renklerde açar. Yaygın görülenler sarı, kırmızı, pembe, beyaz, mavi ve mor renklerin çeşitli tonlarıdır. Bazı türlerin çiçekleri kokuludur.

Bitkilerin sağlıklı gelişimi için; organik maddeler ve humus açısından zengin, nemli ve geçirgenliği uygun olan topraklar idealdir.

Türkiye’de çuhaçiçeği (Primula sp.) cinsine bağlı 8 tür (16 takson) mevcuttur. Ayrıca yakın zamanda Primula × uzungolensis adıyla yeni bir melez tür tanımlanmıştır. Bayburt yöresinde ise Primula longipes subsp. bayburtensis adı verilen bir alt tür belirlenmiştir.

Türkiye doğasında bulunan çuhaçiçeği (Primula sp.) cinsine ait türler şunlardır:

Çuhaçiçeği (Primula acaulis [L.] L.)
Çuhaçiçeği (Primula acaulis subsp. acaulis [L.] L.)
Evvelbaharçiçeği (Primula acaulis subsp. rubra [Sm.] Greuter & Burdet)
Dağ tutyası (Primula algida Adams)
Felçotu (Primula auriculata Lam.)
Zarınga (Primula davisii W.W.Sm.)
Yayla tutyası (Primula elatior [L.] L.)
Yayla tutyası (Primula elatior subsp. amoena [M.Bieb.] Greuter & Burdet)
Sarı tutya (Primula elatior subsp. pallasii [Lehm.] W.W.Sm. & Forrest)
Çayır tutyası (Primula elatior subsp. pseudoelatior [Kusn.] W.W.Sm. & Forrest)
Zarifçuha (Primula longipes Freyn & Sint.)
Martçiçeği (Primula megaseifolia Boiss. & Balansa)
Melezçuha (Primula × uzungolensis Terzioğlu & Coşkunç.)
Tutya (Primula veris L.)
Tutya (Primula veris subsp. columnae [Ten.] Lüdi)
Ayrançiçeği (Primula veris subsp. macrocalyx [Bunge] Lüdi)

Bu bitkilerden zarınga (Primula davisii W.W.Sm.) ve zarifçuha (Primula longipes Freyn & Sint.) türleri, Türkiye’ye özgü endemik türler arasında yer alır.

Büşra Kaçar
NGBB Kaya Bitkileri Koleksiyonu Sorumlusu

Fotoğraflar: NGBB Arşivi