Peygamberdevesi, (Mantis religiosa), halk arasında; "dua eden böcek", "dua eden çekirge", "yeşil dua böceği", "yeşil peygamber böceği", "namaz böceği" gibi adlarla da bilinir. Bu adlar, onun ön bacaklarını dua eder gibi birleştiren duruşundan dolayı verilmiştir.

Peygamberdevesinin vücudu ince, uzun, çubuk gibidir. Bu yapısı sayesinde, bitkiler arasında kolayca kamufle olarak varlığını belli etmeyebilir. Üçgen şeklindeki başını 180 derece döndürebilme yeteneği ve oldukça iri gözleri, ona daha iyi gözlem becerisi kazandırır ve avlanırken önemli avantaj sağlar. Ön bacaklarındaki keskin tırtıklar da avını yakalamasını ve sıkıca kavramasını sağlar. İnsanlar için tehlikeli değildir; nadiren ısırsalar da bu ısırık zararsızdır ve sorun oluşturmaz.

Peygamberdevesinin renkleri, türüne ve yaşadığı ortama göre değişir; yeşil, beyaz, kahverenginin çeşitli tonlarına sahip türleri vardır. Bu renkler onun, hem avını gizlice takip edebilmesine hem de düşmanlarından saklanabilmesine yardımcı olur.

Doğal ortamında etkili avcılardandır. Yaprak biti, tırtıl, trips, çekirge ve bazı böceklerin larvalarını avlayarak bitkiler için yararlı olur. Ancak bu konuda seçici değildir; örneğin uğurböceği ve arılar da besin listesine eklenebilir.

Peygamberdevesinin yaşam süresi, yaklaşık bir yıldır. Ancak, genelde daha büyük ve güçlü yapıda olan dişiler, erkeklerden daha uzun yaşama eğilimi gösterir.

Ergin bireyler için eylül-ekim ayları, çiftleşme ve yumurta bırakma dönemidir. Dişi birey çiftleşme sırasında veya hemen sonrasında, çoğunlukla erkek bireyi başından başlayarak yer. Onun ek besin edinmesini sağlayan bu beslenme biçimi, yumurta sayısının ve kalitesinin artmasına yardımcı olur. Acımasız gibi görünen bu döngü, evrim sürecinde türün devamlılığını güvence altına almaya yönelik, korumacı bir davranış biçimi olarak açıklanabilir.

Çiftleşme sonrasında, çoğunlukla erkeğin hayatı son bulur; dişi ise kısa sürede, yumurta kapsüllerini ağaç dallarına, yapraklara bırakır. Her bir kapsül (ootheca) içinde, 100-200 adet yumurta bulunur. Yumurtalar, kışı kapsülde geçirir. Yumurta bırakan dişi ile çiftleşme sonrası hayatta kalabilen erkek peygamberdevesi ise kış döneminde ölür.

Salgılandığında yumuşak köpük benzeri olan yumurta kapsülü, zamanla kuruyup sertleşir. Kapsülde bulunan yumurtalar, bu sayede sıcaklık değişimi ve diğer hayvanların müdahalesi gibi dış etkenlerden korunmuş olur.

İlkbaharın gelmesi ve havalar ısınmasıyla birlikte, mart sonu nisan başı gibi, yumurtalardan nimfler-yavrular çıkmaya başlar. Aynı zamanda, besin azlığı sebebiyle birbirini yiyebilen kardeş nimfler arasında yoğun rekabet de başlar.

Nimfler, doğuştan avcı yetenekli oldukları için, yumurtadan çıktıktan sonra hemen birbirinden uzaklaşmaya başlar. Bu ölümcül yarışta, sadece en hızlı ve en güçlü olanlar hayatta kalabilir. Bu nedenle erginliğe ulaşan nimflerin sayısı oldukça azdır.

Yavrular ergin bireylere çok benzer, fakat henüz kanatları ve üreme organları gelişmemiştir. Çok hızlı hareketlenir; minik sinekler, tırtıllar, yaprak bitleri ile beslenmeye başlarlar. Avını beklerken, erginler gibi dua eder pozisyonda bekler; ön bacaklarını göğüs hizasında tutarak hareketsiz kalır ve av yaklaştığında, çok hızlı hamle yaparak avını yakalar.

Görünümleri şeffaf olsa da kendini çevreye uydurma yetenekleri, bu dönemde de güçlüdür. Bulundukları ortama göre değişen renkleri, kısa zamanda yeşilimsi-kahverengimsi tonlara dönüşür.

Yavrular, ergin hâle gelene kadar, 5-7 kez deri değiştirir. Her deri değiştirmede baş büyür, gövde uzar, bacaklar kalınlaşır ve avlanma yeteneği gelişir. Son deri değiştirmede, kanat taslakları da gelişir.

Yazın, özellikle temmuz-ağustos ayları gibi sıcak dönemde, yavruların kanatları ve üreme organları da tamamen gelişir. Bu dönemde, erkek ve dişi bireyler arasındaki farklar da gözle görülür hâle gelir. Genellikle dişiler 6–8 cm, erkekler ise 5–6 cm uzunluğundadır.

Artık büyüme sona ermiş, erginliğe ulaşılmıştır; şimdi tüm enerjileriyle, hayatta kalma ve üreme üzerine odaklanırlar. Daha hafif ve çevik olan erkekler, dişileri bulmak için uzun mesafeler uçabilir. Dişiler ise daha ağır olduğundan, kısa mesafelerde hareket edebilir. Sonunda birbirini bulan dişi ve erkek bireylerin çiftleşmesiyle, yeni bir döngü başlar.

Doğadaki böcek dengesinin önemli bir parçası olan peygamberdevesinin yaşam döngüsü, doğayı yakından tanımak ve ekosistemdeki küçük ama dikkat çekici bağlantıları gözlemlemek açısından öğretici ve önemli bir deneyimdir.

Doğanın sessiz ve dikkatli avcıları olan bu canlıların, uzun süre hareketsiz kalıp sabırla avını beklemesi, doğru anı bulduğunda, avına odaklanıp onu yakalaması; yaşamda, zamanlamanın ve her şeyin doğru anını beklemenin önemine ilişkin çarpıcı bir örnektir. Onların, bu uzun ve sessiz bekleyişini görmek, sabırlı doğasını gözlemlemek, hem şaşırtıcı hem de hayranlık uyandırıcıdır.

Ayşegül Akdan
NGBB Üretim Görevlisi

Fotoğraflar: Ayşegül Akdan