← Tüm Sayılar
118. Sayı › Sarı Yasemin (Jasminum mesnyi)

KIŞ SONU BAHÇELERİNİN IŞIĞI

Sarı Yasemin (Jasminum mesnyi)
Sarı Yasemin (<em>Jasminum mesnyi</em>)
Sarı yasemin (Jasminum mesnyi Hance), zeytingiller (Oleaceae) familyasından, çalı formunda, çok yıllık süs bitkisidir. İlkbaharda erken açan parlak sarı renkli çiçekleri ve uzun kemer biçimindeki sürgünleriyle dikkati çeker. İngilizce "primrose jasmine" ve "Japanese jasmine" adlarıyla bilinir. “Primrose” adı, çiçeklerinin çuhaçiçeği (Primula sp.) bitkisinin çiçeklerini andıran, açık-sarı renginden kaynaklanır.

Çiçekleri yoğun kokulu olan beyaz yasemin çeşitlerinden; çiçeklerinin rengi, kokusuz oluşu ve erken çiçeklenmesinin yanı sıra, yayılıcı formu ile de farklılaşır.
Bitkinin kabul edilmiş bilimsel adı olan "Jasminum mesnyi", ilk kez 1882 yılında yayımlanmıştır. "Jasminum primulinum Hemsl. ex Baker" ise 1895’te yayımlanmış heterotipik bir sinonimdir. Bu bitki, farklı bir örneğe dayanılarak ayrı bir tür olarak tanımlanmış; ancak, sonraki taksonomik değerlendirmelerde, aynı tür olduğu kabul edilmiştir. Daha önce yayımlanmış olması nedeniyle de türün adı, "Jasminum mesnyi" şeklinde belirlenmiştir. Fidanlık kataloglarında hâlâ sıkça görülen "Jasminum primulinum" adı, ticari kullanımda anlaşılır olsa da; akademik metinlerde, bilimsel olarak kabul edilen "Jasminum mesnyi" adının kullanımı belirleyicidir.
Sarı yaseminin doğal yayılış alanı, Çin’in güney-orta kesimlerinden Vietnam’a kadar uzanır. Türkiye’nin doğal florasına ait olmayan bu egzotik süs bitkisinin; ülkemize ne zaman, hangi yolla, nasıl getirildiğine ilişkin doğrulanmış herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Büyük olasılıkla süs bitkileri ticareti yoluyla fidan veya çelik hâlinde getirilmiş; uygun iklim koşullarının bulunduğu Ege-Akdeniz bölgelerinde, bahçe ve peyzaj bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanmıştır. Günümüzde, özellikle kış mevsiminin ılıman geçtiği bölgelerde, süs bitkisi olarak kullanılmaktadır.
Bitkinin uzun sürgünleri, çevredeki uygun formlara yaslanarak yükselir; ancak sürgünler, yapışıcı disk, tutunucu kök veya desteğin çevresine düzenli sarılan özel bir organ taşımaz. Bu nedenle tırmanıcıdan çok, yaslanıcı-yayılıcı çalı olarak nitelenir. Desteksiz bırakıldığında, yaklaşık 1,5-3 m boyunda ve benzer ölçüde yayılış gösteren kütle oluşturur; duvar ya da kafes gibi formlara bağlandığında ise dikey gelişebilir.
Bitkinin, gençlik döneminde yeşil ve çoğunlukla dört köşe kesitli olan gövdeleri, yaşlandıkça odunlaşır. Ilıman bölgelerde herdem yeşil kalan bitki, soğuğa dayanım sınırına yakın bölgelerde, düşük sıcaklık ve rüzgârın etkisiyle yapraklarının bir kısmını dökebilir.
Yaprakları, karşılıklı dizilir ve çoğunlukla üç yaprakçıktan oluşur. Oval ya da uzunca oval biçimde olan yaprakçıklar, bazen uca doğru daralan mızrak biçiminde de olabilir. Yaprakçıkların yüzeyi, parlak koyu yeşil renklidir.
Çiçekleri, yaprak koltuklarında, çoğunlukla tek tek bulunur. Yaklaşık 4 cm çapındaki çiçekler, açık tonlarda veya limon sarısı renklidir. Çiçeklenme dönemi, erken ilkbahardır. Yetiştiricilikte yaygın görülen, çiçekleri yarı katmerli çeşitlerinin yanı sıra; yalınkat çiçekli ve daha dolgun görünümlü formları da yetiştirilir.
Çiçekler, kokusuz ya da fark edilmeyecek düzeyde hafif-değişken kokuludur. Bu nedenle, “parfüm yasemini” olarak değil; çiçeklerinin rengi ve gösterişli görünümü için yetiştirilen süs bitkisi olarak değerlendirilir.

Ekolojik Özellikleri

Işık ve Konum
Sarı yasemin, tam güneşliden yarı gölgeye kadar değişen ışık koşullarına sahip ortamlarda yetişebilir. Güneşli ortamlarda, daha güçlü gelişme ve daha bol çiçeklenme görülür. Yoğun gölge ortamlarda ise sürgünler gevşer ve çiçek sayısı azalır.
Yetiştirilmesinde, güneye-batıya bakan ve soğuk rüzgârlardan korunan alanlar tercih edilmelidir. Yazların sıcak ve kurak geçtiği bölgelerde, öğleden sonra sağlanan hafif gölge, özellikle saksıdaki bitkilerin su dengesinin korumasına yardımcı olur.

Soğuğa Dayanımı
Sarı yasemin, kışların ılıman geçtiği bölgelerde dış mekânda yetiştirilebilir. Kısa süreli hafif donlara dayanabilse de şiddetli ve uzun süren soğuklardan zarar görür. Bu nedenle soğuk bölgelerde, rüzgârdan korunan ve güneye bakan sıcak konuma dikilmelidir.
Van gibi kışların sert geçtiği karasal iklim koşullarında, yıl boyunca açık alanda bulunması uygun değildir. Benzer koşullara sahip yerlerde, bitkinin büyük boyutlu saksıda yetiştirilmesi ve kış aylarında don görmeyen, aydınlık, serin yerde korunması daha güvenlidir.

Toprak İsteği
Bitki, kireçli-tınlı-kumlu topraklar ile topraktaki asit-nötr-alkali pH koşullarına uyum sağlayabilir. Ancak, kök çevresinde su birikmesine karşı duyarlıdır. En sağlıklı yetiştirilme ortamı; hava ve su hareketinde dengenin sağlandığı, fazla suyun kök çevresinde tutulmadığı, toprağın orta derecede verimli olduğu koşullardır. Ağır killi topraklarda, organik madde kullanılarak toprak yapısı iyileştirilebilir. Dikim çukurunun, çevreden gelen suyun toplandığı “kap” hâline gelmemesine dikkat edilmelidir.

Çoğaltma ve Dikim
Bitki, yarı odunlaşmış gövde çelikleriyle ya da daldırma yöntemiyle çoğaltılabilir. Bu yöntemler, yarı katmerli kültür formuna ait özelliklerin korunarak çoğaltılması bakımından, tohumla üretime göre daha güvenilirdir.
Çelikleme yöntemiyle çoğaltma, o yıl gelişmiş yarı olgun sürgünlerden alınan çeliklerle uygulanmalı; seçilen bireylerin, hastalıksız ve sağlıklı olmasına özen gösterilmelidir.
Daldırma yöntemiyle çoğaltma, toprağa yakın bir sürgünün, boğum bölgesinden hafifçe yaralanarak nemli toprağa sabitlenmesiyle uygulanır. Sürgünün yeterli köklenmesi gerçekleştikten sonra, ana bitkiden ayrılması mümkündür.
Don tehlikesi olan yerlerde dikim, ilkbaharda, toprak ısındıktan sonra yapılmalıdır. Ilıman bölgelerde sonbahar dikimi, kök gelişimi için avantaj sağlayabilir. Bitki, fidanlık kabındaki kök boğazı seviyesi korunarak dikilmelidir. Duvar önünde kullanılacak bitkiler, çatı saçağının oluşturduğu kuru alana değil; bitkinin yağış ve sulama suyundan yararlanabileceği, duvardan yeterli uzaklıktaki alana dikilmelidir. Gereken destek sistemi de dikim sırasında düzenlenmelidir.

Bakım Özellikleri

Sulama ve Beslenme
Yeni dikilen bitkiler, kök sistemi yerleşinceye kadar düzenli sulanmalıdır. Yerleşik bitkiler, kısa süreli kuraklığa dayanabilse de uzun süren yaz kuraklığında derin ve aralıklı sulama yapılması, yaprak kalitesinin ve yeni sürgün gelişiminin korunmasına yardımcı olur. Saksıda kök hacmi sınırlı olduğundan, sulama daha sık kontrol edilmelidir. Aşırı azotlu gübreleme, yaprak ve sürgün gelişimini artırırken, çiçeklenmeyi azaltabilir. Bu nedenle toprak analizine dayalı, dengeli ve ölçülü beslenme yöntemi tercih edilmelidir.

Budama
Bitki, düzenli ve hafif budamaya ihtiyaç duyar. Asıl budama, çiçeklenme dönemi tamamlandıktan sonra uygulanmalıdır. Böylece, yeni sürgünlerin gelişip olgunlaşması ve sonraki dönemin çiçek tomurcuklarını oluşturması için yeterli zaman bırakılmış olur. Çiçeklenme öncesinde yapılacak sert budama, mevcut çiçek tomurcuklarının da kesilmesine yol açacağından, o yıl çiçeklenme az olur.
Budama sırasında zayıf, kurumuş, don zararı görmüş, birbirine sürtünen ve bitkinin merkezine yönelen dallar çıkarılır. Aşırı uzayan sürgünler, uygun yan dal kalana kadar kısaltılır. Yaşlı bitkilerde, her yıl birkaç eski dal dipten alınarak kademeli gençleştirme uygulanabilir.
Duvar veya kafes üzerinde yetiştirilen sürgünler, çiçeklenmeden sonra yatay ya da yelpaze biçiminde yeniden bağlanabilir. Bitkinin her yıl aynı seviyeden makaslanması, yaprakların dış kısımda yoğunlaşmasına, iç bölümlerinse yapraksız kalmasına yol açacağından önerilmez.

Hastalık ve Zararlılar
Sarı yaseminin başlıca zararlıları; yaprak bitleri, kabuklu bitler, unlu bitlerdir. Örtü altı veya kapalı ortamlarda yetiştirildiğinde, kırmızı örümcek de zararlı olabilir. Zararlılardan korunma amacıyla; düzenli gözlem yapılması, iyi hava dolaşımı sağlanması, aşırı azotlu gübrelemeden kaçınılması, zarar görmüş veya hastalıklı bitki parçalarının ortamdan uzaklaştırılması gibi işlemler uygulanabilir.
Çözüm için, kimyasal mücadele ilk seçenek olmamalıdır. Yaprak biti, unlu bit ve benzeri zararlılar, erken fark edildiğinde elle temizlenebilir ya da hafif basınçlı suyla bitkiden uzaklaştırılması sağlanabilir. Sorunun devam etmesi durumunda, 1 litre suya 1 çorba kaşığı (yaklaşık 15 ml) katkısız sıvı arapsabunu karıştırılarak hazırlanan çözelti kullanılabilir.
Karışım, özellikle zararlıların bulunduğu genç sürgünlere ve yaprakların alt yüzeyine, zararlılarla temas edecek biçimde püskürtülmelidir. Uygulamadan önce çözelti, birkaç yaprak üzerinde denenmeli ve sonraki bir iki gün içinde bitkide yanma, sararma, lekelenme gibi belirtiler görülmezse tamamına uygulanmalıdır.
Belirtilen işlem, serin ve rüzgârsız saatlerde yapılmalı; çok sıcak havalarda, doğrudan güneş altında, susuzluk stresi yaşayan bitkilerde veya arıların çiçekleri ziyaret ettiği saatlerde uygulanmamalıdır. Uygulamadan birkaç gün sonra, bitki yeniden kontrol edilmeli; zararlıların varlığını sürdürmesi hâlinde, işlem tekrarlanmalıdır. Uygulamanın, bitkide herhangi bir olumsuzluğa yol açmaması için gerekli özen gösterilmelidir.

Peyzaj Mimarlığında Kullanımı

Sarı yasemin bitkisinin tasarımda en güçlü özelliği; ilkbaharda erken dönemde ortaya çıkan sarı renkli çiçek kütlesi ile uzun-yay biçimindeki sürgünlerinin oluşturduğu akıcı formudur. Bitki bu özellikleriyle, hem çalı hem de destekli dikey eleman olarak tercih edilir.
İstinat duvarı veya teras üstünden sarkıtıldığında, sert görünümlü yüzeyi örter ve yüzeyin akıcı düşey algısını yumuşatır. Şev ve geniş banklarda, örtücü çalı olarak kullanılabilir. Çit ve perde bitkisi olarak kullanıldığında, sık dallanma sağlayabilir. Ancak doğal formu, düzenli ve geometrik çitten çok, gevşek ve yayılıcı yapıdadır. Duvar, kafes, tel çit, pergola düzenlemelerinde, sürgünler yumuşak bağlarla yönlendirilmelidir.
Sarı yaseminin geniş kapsamlı ve yoğun dikiminde, koyu yeşil renkli yaprak dokusu ve sarı renkli çiçeklerinin oluşturduğu güçlü mevsimsel vurgu, peyzajda önemli farklılık sağlar. Çiçekleri mor-mavi renklerde açan türlerle oluşan tamamlayıcı renk ilişkisi, açık renkli duvarlarda sıcak ton kontrastı meydana getirir. Bitki, olgun genişliği hesaba katılmadan, dar yollarda veya küçük parterlerde dikildiğinde, sık budama yapılmalıdır.
Bitkinin toprağa temas eden uzun dalları, uygun nem koşullarında boğumlarından yeni kökler oluşturabilir. Bu doğal daldırma sonucunda bitki, farklı noktalardan toprağa bağlanarak yayılışını güçlendirir. Ancak, her temas noktasında köklenme gerçekleşmez. Bu nedenle, yüzeysel akışın önlenmesi veya şevlerin sağlamlaştırılması amacıyla kullanımı gerektiğinde, tek başına yeterli olamaz; dolayısıyla güvenilir erozyon kontrol bitkisi olarak değerlendirilmemelidir.
Sarı yasemin, küçük bahçelerde ve balkonlarda da yetiştirilebilir; ancak kuvvetli gelişimi nedeniyle büyük kap ve düzenli budama gereklidir. Geniş saksılarda ve bitki kaplarında yetiştirilmesi hâlinde; sıcak mevsimlerde balkon, teras veya bahçede tutulan bitki, don tehlikesi başladığında, korunaklı yere taşınabilir. Bu uygulama, özellikle kışların soğuk geçtiği bölgelerde önemli avantaj sağlar.

Şevket Alp
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Fotoğraflar: Şevket Alp
Kaynakça
Ganga, M., Jawaharlal, M. & Thamaraiselvi, S. P. “Jasmine” in Floriculture and Ornamental Plants. Springer, Singapore, 2022.
Brickell, C. (ed.), RHS A–Z Encyclopedia of Garden Plants. Dorling Kindersley, London, 2008.
Plants of the World Online (POWO). Jasminum mesnyi Hance. Royal Botanic Gardens, Kew.
Royal Horticultural Society. Jasminum mesnyi. RHS Plant Profile and Growing Guide.
×