Bahçıvan, öncelikle budama yapacağı bitkiyi çok iyi tanımalı; bitkinin budama işlemine nasıl tepki vereceğini bilmeli ve budama sonrasında nasıl bir yapı ortaya çıkacağını öngörebilmelidir. Uygulama aşamasında da tüm bilgileri göz önüne alıp değerlendirmeli ve bu verilerin gerektirdiği ölçüde cesur olmalıdır.

Budama, bilimsel verilerle uygulanan, tecrübeye dayalı bir iştir. Önceleri, tecrübe eksikliğinin yaratacağı yetersizlik, yeterli bilgi edinmek ve dikkatli-özenli davranmakla telafi edilebilir. Böylece, tecrübe de zamanla gelişir.
Bahçıvanlığın başlıca özelliklerinden biri de not almaktır. Her yıl budanan bitkinin takip edilmesi ve sonraki yıllarda gelişiminin izlenip not edilmesi önemlidir. Yapılan uygulamalar ve sonuçların sürekli kaydedilmesi, hem işlerin sağlıklı yürütülmesini, hem de tecrübe kazanımını sağlar.
Budamanın değişmeyen kuralı; hiçbir kuralın değişmez olmadığının bilinmesidir. Aslında her kural, zamana ve koşullara bağlı olarak değişebilir. Bazen, aynı cinse mensup bitkilerin farklı türlerinde bile, farklı budama tekniği uygulanabilir.
Budamanın Amacı
Budama işleminde karar verilmesi gereken en önemli husus; amaç, yani budama yapılacak bitkiden ne beklendiğidir. Bu beklenti, bitkinin daha fazla çiçeklenmesi, daha fazla yapraklanması, daha fazla meyve vermesi ya da daha fazla gövde geliştirmesi olabilir. Bu kararın doğru belirlenmesi, bitkiye yapılacak müdahalenin doğru uygulanması için kaçınılmazdır.
Çiçeklenme
Daha fazla çiçeklenme için yapılacak müdahaleye bitkinin vereceği tepkinin sonucu, en geç bir yıl sonra görülecektir. Genelde bitkilerin çiçek tomurcukları, şişman ve kısa; yaprak tomurcukları ise sıska ve uzun olur. Daha fazla çiçeklenme sağlamak için, bitki yaprak ve çiçek tomurcuklarını patlatmadan önce yaprak tomurcukları bitkiden uzaklaştırılır. Bitki, çiçeklenme zamanı geldiğinde enerjisinin büyük kısmını çiçek tomurcuklarına vereceğinden, daha fazla çiçeklenme sağlanabilir. Aynı şekilde, sonraki yıl için daha fazla tomurcuk edinmek için, bitki yapraklandıktan sonra, yaprakların yaklaşık üçte ikisi budanır. Böylece, strese giren bitkinin, sonraki yıl için daha fazla çiçek tomurcuğu oluşturması sağlanır.
Yapraklanma
Bitkinin, daha fazla yaprak üretmesine gerek duyuluyorsa, uyku döneminde, eski-yeni tüm dalların hepsi kesilmelidir. Bu durumda bitki, uyuyan yaprak tomurcuklarını da harekete geçirerek bolca yaprak üretir. Yapraklanmış bitkinin yaprak sayısını artırmak içinse; üzerinde bulunan patlatmış çiçek sürgünleri kesilir. Böylece, bitkinin tüm enerjisini, yaprak sürgünlerine vermesi sağlanır.
Meyve Verme
Bitkinin daha fazla çiçeklenmesi, her zaman daha fazla meyve vereceği anlamına gelmez. Bitkinin daha fazla çiçek vermesi için, önceki yıl yapılan yaprak budaması sonucunda oluşan çiçek tomurcukları bir sonraki yıl açar. Ancak, bitkinin kök yapısı ve yetiştirildiği toprağın mineral içeriği yeterli değilse; yani bitki, o kadar çiçeği meyveye döndükten sonra, o meyveleri taşımaya uygun altyapı ve kapasiteye sahip değilse, çiçeklerin büyük kısmı dökülür ve alınacak verim de daha az olur. Bu sebeple daha fazla meyve elde etmek için, öncelikle toprağın mineral içeriğinin zenginleştirilmesi ve bitkinin kök yapısının kuvvetlendirilmesi gerekir. Sonrasında da bazı çiçeklerden vazgeçilerek, diğer meyvelerin dalda kalma şansı artırılabilir ve böylece daha kaliteli meyve elde edilmesi mümkün olur.
Gövde Geliştirme
Bitkiyi daha fazla gövde oluşturmaya teşvik etmek amacıyla yapılan bu budama, özellikle kızılcık gibi çalı grubu bitkilerde uygulanır. Bunu gerçekleştirmek için, ilkbahara girerken bitkinin üzerinde istenmeyen renkteki tüm gövdeleri-dalları derin budanır. İstenen renkteki kuvvetli dallar da uygun seviyeden kesilerek gövde sayısının artırılması sağlanır. Böylece bitki, sonraki kış sezonunda yapraklarını döktüğünde, istenen renklerde birçok gövdeye sahip olabilir.
Budamanın Zamanlaması
Budama yaparken dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de budamanın zamanıdır. Zamanlama konusunda birçok seçenek olsa da genelde uygulanan ve kabul gören yönteme göre; çiçeklenmenin genç ya da yaşlı sürgünlerden gerçekleştiği bitkiler şeklinde farklılık gösterir.
Genç Sürgünlerden Çiçeklenen Bitkiler
Bu gruptaki bitkiler, budanması en kolay olanlardır. Çünkü çiçeklenme, ilkbaharda oluşacak yeni sürgünlerde gerçekleşeceği için, bitkinin neresinden kesileceğine ilişkin endişe yoktur.
Bitki ilkbaharda yeni oluşturacağı sürgünlerden çiçekleneceği için; karar verilmesi gereken konu, bitkinin çiçeğinin hangi seviyede-yükseklikte görülmek istendiğidir. Bunu hesaplamak için, bir önceki yılın sürgün boyuna bakarak, bitkinin yaklaşık bir yılda hangi uzunlukta sürgün verdiği tespit edilmelidir. Çiçeklerin istenen seviyede olması için bitki, önceki yılın sürgün uzunluğu göz önüne alınarak budanır ve yetişme ortamı koşullarına göre benzer sürgün uzunluğu yapar.
Bu gruptaki bitkilerde budama, bitki tomurcuklarını patlatmadan önce uygulanmalıdır. Sonrasında yapılan budama, geç kalmış sayılır ve bitkinin enerjisinin boşa harcamasına sebep olur.
Genç sürgünlerden çiçeklenen bitkilerin başlıca örnekleri şunlardır:
Kelebekçalısı
(Buddleja davidii Franch.)
"Hydrangea paniculata Siebold"
Çalı gül (Rosa sp.) türleri
Keçisakalı
(Spiraea x vanhouttei [Briot] Carrière)
Asma (Vitis sp.) türleri.



Yaşlı Sürgünlerden Çiçeklenen Bitkiler
Bu gruptaki bitkiler, bitkinin önceki yıl oluşturduğu sürgünler üzerinde bulunan çiçek tomurcuklarından çiçeklenir. Bu sebeple budama yaparken, çok dikkatli olmak gerekir. Henüz çiçek açmamış yaşlı sürgünlerin kesilmesi hâlinde, bitkide o yıl çiçek verimi ya hiç olmaz ya da çok az olur.
Budama yaparken, daha önce çiçek açmış olan sürgünler kesilmelidir. Çiçek açmış sürgün, kendini bitki üzerinde belli eder; üzerinde meyveli bir sürgün ya da çiçek saplarından oluşmuş kalıntılar bulunur. Daha önce çiçek açmış sürgün, enerjisinin büyük kısmını çiçek açmak için harcadığından; yaşlı ve yeniden çiçek açacak da olsa, çiçek açma olasılığı, henüz hiç çiçek açmamış yaşlı sürgüne göre daha zayıftır.
Bitkinin enerjisini çiçek açmamış sürgüne yönlendirmek için, çiçek açmış sürgünler budanır. Eğer bitkinin genelinde budama ya da kısaltma yapılmak isteniyorsa doğru zaman, çiçeklenmeden sonra yapılacak budamadır.
Yaşlı sürgünlerden çiçeklenen bitkilerin başlıca örnekleri şunlardır:
Dumanağacı
(Cotinus coggygria Scop.)
Altınçanı
(Forsythia x intermedia Zabel)
Ortanca (Hydrangea macrophylla L.)
Hanımeli (Lonicera fragrantissima Lindl. & Paxton)
Filbahri (Philadelphus coronarius L.)
Mürver (Sambucus nigra L.)
Gilaburu (Viburnum opulus L.).


Bazı durumlarda, bitkilerde yılda iki kez budama yapmak gerekebilir. Bu da aslında tam olarak bitkiden ne istediğimize bağlı olarak değişir. Yapılan ilk budama ile bitkinin yaprak tomurcukları uzaklaştırılarak çiçek tomurcuklarının daha gür büyümesi sağlanır. İkinci budama ile de bir sonraki yıl daha fazla çiçek tomurcuğu oluşturması sağlanır. Bu durumun uygulandığı bitkiler, ağırlıklı olarak meyve ağaçlarıdır; çünkü meyve ağaçlarında verim her zaman önemlidir.
Budama, aslında bitkinin strese girmesine yol açar. Bu stres, bitkinin neslini devam ettirme isteğinden kaynaklanır. Bitkilerin toprak üstü yapıları (gövde, dal, yaprak, çiçek meyve) ile toprak altı (kökler) yapıları arasında uyumlu denge vardır. Budama sonucu bitkinin bazı bölümleri uzaklaştırıldığında, bu denge bozulur; bitki bu dengeyi tekrar sağlamaya çalışır ve yeni sürgünlerle tomurcuklar oluşturur. Yaşadığı bu dengesizlikten dolayı öleceğini düşünerek, daha fazla tohum oluşturmaya çalışır. Bu nedenle oluşturduğu tomurcukların büyük çoğunluğu çiçek tomurcuğu olur.