- Doğa okuryazarlığını geliştirmek
- Bilimsel ilgi ve merakları desteklemek
- Biyoçeşitlilik ve çevre sorunlarına yönelik farkındalıkları artırmak
- Sosyal-duygusal becerileri güçlendirmek
- Farklı disiplinleri bir araya getiren doğa temelli öğrenme deneyimleri sunmak.
NGBB yaz kampına katılan öğrencilere; yeni bilgiler edinmeleri, doğayla bağ kurmaları, ekip arkadaşlarıyla birlikte çalışmaları, çevrede gözlem yapmaları vb konular için uygun ortam oluşturdu. Sunulan bu imkânlar doğrultusunda öğrencilerin, gözlemlerini sorgulama, yeni fikirler üretme ve farklı deneyimler edinme yeteneklerini geliştirmesi amaçlanıyordu.
Kamp süresi boyunca öğrenciler NGBB'de; bitki dikme, bitkileri yakından inceleme, herbaryum hazırlama gibi etkinliklere katılma olanağı buldu. Bu çalışmalar sayesinde, bitkilerin yalnızca adlarını değil; aynı zamanda yapılarını, yaşam koşullarını ve çevreyle ilişkilerini de gözlemleyerek, bilgi edinmeleri mümkün oldu. Böylece, doğrudan deneyimle edinilen bilgiler, özel anlam kazanmış oluyordu.

Kamp sürecinde öğrenciler, biyomimikri çalışmalarıyla, doğadaki yapı ve işleyişleri farklı bakış açısıyla inceleyerek, özgün tasarım fikirleri geliştirebildi. Yaprakların suyla ilişkisini, kuşların havada uçuşunu, tohumların yayılma biçimini irdelemek; doğanın sunduğu çözümlerin keşfedilmesi için, ufuk açıcı ilham kaynakları oldu.
Etkinlik programında yer alan kâğıt yapımı, elektronik atık ve kompost hazırlama gibi çalışmalar sayesinde, atık ve dönüşüm kavramları ve bu kavramların önemi, doğrudan deneyimlenebildi. Organik atıkların doğadaki döngünün parçası olduğu ve kullanılmış malzemenin yeniden değerlendirilebileceğine ilişkin yaklaşımın sürdürülebilirliği, uygulamalı olarak gösterildi.
Katılımcıların dünyasına ulaşmanın güçlü araçlarından biri de kitaplardı. Öğrenciler, doğa üzerine eserler kaleme alan "Şiirsel Taş" ile buluşmadan önce, yazarın "Sekoyana’nın Kapıları" kitabını okuyarak, kitap üzerine yüz yüze çevre içi sohbet gerçekleştirdi. Doğa, ağaçlar ve insan-doğa ilişkisi üzerine düşüncelerini yazarla paylaşan öğrenciler, buluşma sırasında, kitabın dünyasını yazarıyla konuşma ve merak ettikleri soruları sorma fırsatı buldu.
Kampın öğrenme ortamı, NGBB ile sınırlı kalmadı. Yıldız Korusu ile Beykoz Cam ve Billur Müzesi'ne yapılan geziler, katılımcıların doğa-insan-üretim ilişkisine başka bir pencereden bakmalarını sağladı. Farklı mekânlarda yapılan çalışmalar, öğrencilerin öğrendikleri kavramları, başka bağlamlarda yeniden düşünüp irdelemesine yardımcı oldu.

Kampın etkisini değerlendirmek amacıyla, kamp sürecinin başında ve sonunda, "Kelime İlişkilendirme Testi" uygulandı. Bu yıl düzenlenen yaz kampı sonunda, çocukların ortalama puanı, 4,6’dan 6,1’e yükselirken; kavramlarla doğrudan ve anlamlı ilişkili kelime kullanımının da arttığı görüldü. Bu sonuç, dokuz günlük deneyimin, öğrencilerin kavramlar arasında daha anlamlı bağlantılar kurmasına katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Bir başka ifadeyle, öğrenciler yalnızca daha fazla kelime öğrenmekle kalmamış; aynı zamanda öğrendikleri kavramların birbiriyle ilişkisini de kurmaya başlamıştır.
Öğrenciler açısından yaz kampının kazanımları, yalnızca ölçme sonuçlarıyla sınırlı kalmadı. Örneğin “Geleceğe Mektup” etkinliğinde, kamp boyunca öğrendiklerini, hissettiklerini ve geleceğe dair düşüncelerini yazıya döktüler. Bu mektuplarda doğaya ilişkin farkındalıkların yanı sıra, birlikte geçirilen zamanın, arkadaşlığın ve yeni şeyler keşfetmenin izleri de görülüyordu.
Yaz kampı boyunca düzenlenen etkinlikler tamamlandığında; “Ne öğrendiler?” sorusu kadar, “Neyi fark ettiler?” ya da “Neye karşı ilgi ve merak geliştirdiler?” sorularını değerlendirmek daha da önem kazanmaktadır. Çünkü doğa eğitiminde hedef, öğrencilerin yalnızca doğru cevabı bilmesi olmamalıdır. Eğitimin ana hedefi; bireylerin merak etme, soru sorma, gözlem ve analiz yapma, canlıların yaşamına duyarlı olma gibi özelliklerinin geliştirilmesine yöneliktir.
Yaz kampının son gününde, NGBB Meşe Adası'na dikilen kuzey meşesi (Quercus buckleyi Nixon & Dorr), katılımcıların dokuz günlük kamp deneyiminin anısını İstanbul’da yaşatan canlı bir simge oldu. Bir ağacın büyümesi gibi, öğrenmenin de zamana ihtiyacı var. Öğrenme de çoğu zaman böyledir. O gün duyduğumuz bir kavramı hemen kullanmayabiliriz; ancak aylar sonra bir yaprağa baktığımızda, bir atığın nereye gittiğini düşündüğümüzde, bir kuşun davranışını gözlemlediğimizde ya da bir bitkinin adını merak ettiğimizde, o gün öğrendiklerimiz yeniden hatırlanacak ve yerini bulacaktır.
NGBB Yaz Kampı'nın ardından, katılımcılar açısından gündeme alınması gereken en önemli soru; “Ne öğrendim?” değil, “Doğaya bakışımda ne değişti?” olmalıdır. Çünkü bir bitkiyi tanımak, onun adını bilmekle değil, ona daha dikkatli bakmak ve görmekle başlar. NGBB'de dokuz gün boyunca, doğru sorunun doğru yanıtını aramak-bulmak amacıyla gerçekleştirilen yaz kampı da; bazen bir çocuğun hayatında, doğayla kurulacak çok daha uzun bir ilişkinin ilk adımı olabilir.